Kohezyon sadece sıvılarda mı ?

Nahizer

Global Mod
Global Mod
Kohezyon Sadece Sıvılarda Mı?

Bir gün, iki eski dost parkta yürüyüş yaparken, gökyüzü gri bulutlarla kaplanmış, rüzgar ise hafifçe esiyordu. Her şey olağan bir gündü. Ama bir konu vardı ki, bu konu ikisini de derinden etkiliyordu. Belki de en çok düşündüren soruydu: Kohezyon sadece sıvılarda mı vardır?

Bir adam, kadın ve bir soru… Hikâyemizin başrol oyuncuları bunlardı. Adı Kemal, çözüm odaklı, mantıklı ve analitik bir insandı. Onun her şeyin bir çözümü olduğuna inanırdı. Ama Elif, ona göre çok farklıydı. Empatikti, kalbiyle düşünür, ilişkileri her şeyin önünde tutardı. Birlikte vakit geçirirken, birbirlerine bakarak, aralarındaki farkları hiç hissetmemişlerdi. Ama bu sefer, konu bir başka boyuta taşınmıştı.

İlk Yüzleşme

Bir sabah Elif, Kemal’in evine gittiğinde, şehri saran yoğun sisin yarattığı bir atmosfer vardı. Kemal’in gözlerinde bir soru işareti vardı. "Kohezyon nedir?" diye sordu. Elif bir an sessiz kaldı, yüzünde bir gülümseme belirdi.

“Kim demiş ki, sadece sıvılarda vardır?” dedi Elif, gözleri parlayarak. "Kohezyon bir bağ kurma gücüdür. Ama bu sadece sıvıların değil, her şeyin özüdür. Biz insanlar da birbirimize bağlarız. Her birimiz birbirimizi tutar, birbirimize yapışırız. Kohezyon, insanlar arasında da var."

Kemal, Elif’in söylediklerine şaşırmıştı. Mantığını düşündü, ama bir şey eksikti. Hani sıvıların yapısı da, atomların birbirine tutunmasıyla ilgilidir ya… Bu şekilde düşünüldüğünde, insanlar arasındaki bağları, sıvıların birbirine yapışmasıyla bağdaştırmak biraz zor geliyordu.

Kemal’in Sorusu

“Peki ya biz insanlar, o kadar birbirimize bağlanmazken, nasıl ‘kohezyon’ diyeceğiz? Birbirimize ne kadar yapışabiliriz ki? Her şeyin bir sınırı yok mu?” dedi Kemal, kafasında kurduğu mantıklı teorilere dayanarak.

Elif, gülerek başını salladı. “Kohezyon sadece yapışma değildir, Kemal. Bazen, birbirimizi özgür bırakmamız gerekir. Kohezyon, bağ kurma gücümüzdür ama bu bağ, serbest olabilmeli. İnsanlar birbirlerine yapışarak büyümezler. Hızla büyürler, ama birbirlerinin varlıklarını kabul ederek, serbestçe bir arada durarak büyürler.”

Bu sözler Kemal’in kafasında bir kıvılcım yakalamıştı. Elif’in, duygusal ve insan odaklı bakışı, onun mantıklı yaklaşımından çok daha farklıydı. Ama bir şey vardı ki, Kemal her zaman çözüm ararken, Elif sadece var olmanın, ilişkilerin, bağların gücüne inanıyordu.

Elif’in Cevabı

Elif devam etti: "Mesela, sen bir problemi çözmek için stratejik bir yol bulurken, ben o problemi anlamaya, insanların hislerini anlamaya odaklanırım. Senin çözümün, olayın bir yönüne odaklanır; ama ben, her bireyin hislerine dokunurum. İkimiz de birbirimizden bağımsız kalamazdık. Her şeyin bir çözümü olabilir, ama her çözüm, insanların birbirlerine bağlanma gücüne dayanır. İşte bu yüzden, bir insanın kalbi, bir damla suyun yüzeyindeki zerreler gibi birbirine bağlıdır. Kohezyon, sadece sıvılarda değil, hayatın her anında vardır. Senin gözlerinde, içinde ve dışındaki her şeyde…"

Kemal’in zihni giderek berraklaşmaya başladı. Elif’in sözlerinde, ilişkilerin gücü, insanların birbirlerine duyduğu bağlar, bir anda tüm diğer fiziksel kavramların önüne geçti. Evet, belki de kohezif bir güç sadece sıvıların içinde değil, her anımızda ve her ilişkimizde var oluyordu. Belki de bu, her şeyin bir arada olabilmesi için gerekli olan bağdı.

Birlikte Büyümek

Bir süre sessizce yürüdüler. Elif’in sözleri kafasında yankılanırken, Kemal, kadınların dünyasına ne kadar uzak durduğunu fark etti. Her şeyin çözümü ve her olayın bir başlangıcı olduğunu düşünürken, Elif’in bakış açısı ona, hayatın bazen çözülmeye değil, hissedilmeye ihtiyaç duyduğunu öğretti.

Ve o an, Kemal Elif’e döndü, “Bazen sadece birlikte olmak gerekiyor, değil mi?” dedi. Elif, gözlerini hafifçe aralayarak gülümsedi. “Evet, bazen çözüm değil, sadece birlikte durmak… Birbirimize yapışarak değil, birbirimizi özgürce anlayarak büyümek.”

Kohezyon, elbette sıvılarda vardı. Ama insanları birleştiren, onları bir arada tutan, hayatın her alanında var olan bir kuvvet, belki de sadece insan olmanın özüydü.

Bir gün Kemal ve Elif, o parkta bir kez daha yürüdüklerinde, artık sadece sıvıların yapışmasını değil, insanların birbirine nasıl bağlandığını konuşacaklardı. Hayatlarında birbirlerine olan bağları daha güçlüydü, çünkü her birinin kalbi, en derin yerinden birbirine kenetlenmişti.

Ve bir soru vardı… Kohezyon sadece sıvılarda mı? Belki de, birbirimize bağlandığımız her an, o anın özüdür. Hem sıvılarda hem de insanlarda…